Ara

⌘+K ile aç

Anasayfa
→ Tüm Sayılar
2025
36. Sayı 35. Sayı 34. Sayı 33. Sayı 32. Sayı
2024
31. Sayı 30. Sayı 29. Sayı 28. Sayı 27. Sayı 26. Sayı
2023
25. Sayı 23. Sayı 22. Sayı 21. Sayı
2022
24. Sayı 20. Sayı 19. Sayı
RAF Online Sanat Köşesi Yazarlarımız İletişim
Kitaplık

Nietzsche Ağladığında

Sevinç B. Sağar · 9. Sayı · 3 dk okuma · 8
Yazarımız Irvın D. Yalom, öğretici tarzda romanlar yazdığını söyleyen, meslek olarak doktorluğu, uzmanlık alanı olarak da psikiyatriyi seçmiş, Tolstoy ve Dostoyevski’den etkilenmiş, Rusya’dan Abd’ye göçmüş biridir. Derin bir yolculuğa çıkardı bu kitap beni; birçok farklı yolculuğa da değdim aynı zamanda

Yazarımız Irvın D. Yalom, öğretici tarzda romanlar yazdığını söyleyen, meslek olarak doktorluğu, uzmanlık alanı olarak da psikiyatriyi seçmiş, Tolstoy ve Dostoyevski’den etkilenmiş, Rusya’dan Abd’ye göçmüş biridir.

Derin bir yolculuğa çıkardı bu kitap beni; birçok farklı yolculuğa da değdim aynı zamanda. Doktor Bruer’ın ve Nietzsche’nin kendini tanıma, keşfetme, kabul etme yolculuklarına... Freud’un heyecanlı, meraklı, üretken ve bir o kadar genç haline, Lou Salome’nin aykırılığına, ilk başta hayran kalınıp, sonra bunun suçunun ondan bilinmesine, Mathilde’nin sessiz ve sakin karakterinin, toplumun yön verdiği bir hayatı yaşamasından ve bu yüzden “zorunlu olanı isteyip, sonra da bu istenileni sevmesinin” sonucu olduğuna...

Karakterler, içimizden birer parçaydı, çok tanıdıktı. Düşünceleri yalın, bütün çıplaklığıyla karşımıza çıkıyordu. Sayfaları çevirirken piyano tuşlarına nazikçe basıyormuş gibi hissediyordum kendimi, kendi yolculuklarını yaşayan bu insanları rahatsız etmemek ister gibiydim, farkında olmadan. Çünkü o kadar gerçeklerdi, o kadar varlardı bu hayatın içinde. Çünkü hepsi bizdik, aynı şeyleri hissediyor, aynı tepkileri veriyorduk. Telaşlarımız, korkularımız, beklentilerimiz, kalbimizin en ücra köşelerine iteleyip kimselere açamadığımız isteklerimiz, hatta bazen kendimize bile... “Yalnızlığıma yenilip düşkünlüğümü başkalarına anlatacak olduğum ender zamanlardan sonra, hep kendi kendimden nefret etmişimdir. Kendime yabancılaşıyor, adeta ihanet etmiş gibi hissediyorum.” Karakterler, o kadar canlı ki, yazarımız Irvın D. Yalom, her birinin yüzyıllar boyunca yaşamaya devam edeceklerinden şüphe duymamıştır sanırım.

Bir solukta bitiremedim bu kitabı, aksine soluksuz bıraktı beni. Ara verdim, bekledim, düşündüm, şimdi ne diyecek diye merak ettim, bazı anlarda yanlarında olmak istedim. Bazen çok derinimi açmış gibi hissettim, çünkü o kadar bendi, o kadar gerçekti ki bahsedilen şey, o kadar sert ve net yorumlar getiriliyordu ki karakter üzerinden benim hayatıma, sanki bütün karanlık taraflarımın ortalığa saçılmasına ramak kalmıştı. Sanki tüm dünya beni görüp duyacak gibiydi, ve bir o kadar da uzaktım kendimden aynı anda. Onların hayatına dışarıdan bakarken, aynı anda onların gözünden kendi hayatıma da dışarıdan bakıyordum. Onlarla birlikte mezarlıkta yürüdüm, satranç oynadım, hırçınlaştım, ve yine onlarla birlikte, biraz daha büyüdüm, olgunlaştım.

Kitabınızdaki Nietzsche, yarının insanı olduğunu düşünüyordu, benim için siz dünden gelen, bugünümüzde olan ve geleceğimize ışık tutan bir kitap yazmışsınız. Belki çok farkında olmayacaksınız şuan sayın Yalom, fakat yine de teşekkür ederim.

Paylaş