Düş
Yorgun gözlerle yola doğru baktı. Gitmek eylemi düşmüştü aklına bir kere. Bin kere düşündü bir kere gidecekti.…
Ara
⌘+K ile aç

Yorgun gözlerle yola doğru baktı. Gitmek eylemi düşmüştü aklına bir kere. Bin kere düşündü bir kere gidecekti.…
Dışardan duyulan sessizlik bu içerden gelen, derinlerde yankılanan sessiz çığlıkların. Kahve kokulu bir yağmur…
Lüzumsuz söz. Mânâsı olmayan konuşma
RAF Dergi 2024’e heyecanlı bir solukla başladı: “Rafügüzaf Kitap Kulübü”. Nasıl olur, nereden başlarız, diye d…
Merhaba Raf Dergi’nin Podcast dinlemeyi seven okuyucuları, bugün size benim için tam bir “Çekirdek, çay ve kız…
Hayatın zaman zaman insanlara pek acımasız davrandığının farkındayım. Bunun her zaman farkında olmaya çalışıyo…
Uzun ve soğuk gecelerin sonunda baharın göz kapakları açılıyor üzerimize. Sümbüller, menekşeler, kardelenler t…
Film izlemek için en uygun mevsimin kış olduğunu düşünüyorum ya da en azından ekim ayı olmalı. İçimde iyi bir …
Cep telefonuma gelen Bursa-Ankara otobüs biletinin kısa mesajı trenle gidip uçakla döneceğimiz doğu seyahatimi…
Fransız felsefeci, yazar, çevirmen ve akademisyen olan Maxime Rovere, daha çok Spinoza hakkındaki çalışmalarıy…
Sevgili Candan, Nasılsın, yıllar sonra binlerce Candan’ı arkanda bırakırken? Söyle nasılsın
Sessizlik hakimdi. Sadece klavye sesi duyuluyordu. Konuşmak yasaktı, gülmek, hareket etmek, telefona bakmak ya…
Bir şeyler nüksediyor. Nefes alıyorum. Göğsümün havalanışını ağır çekimde hissediyorum
Sanırım ayakkabısının altı delikti. Delik dediysek öyle kocamanından değil. Yine de sağ ayağının altının ıslan…
Yekta Kopan öykülerinin kadınları, kardeşleri, aileleri var. Böylesi gerçekçi bir gözlem bazen bizi “Aile Çay …
Babam vefat etmeden önce, aylarca kaldığı yoğun bakım ünitesinde onunla ilgilenen Dr.Selen'e
Aslında özel bir güne hiç ihtiyacımız olmadı
karanlık bir kutbun yeni yetme ışıklarında terk edilmiş bir kilisenin köşebaşında, öylece
her gündoğumu diledim bir mezarı, insanların çabasızlığına karşı durmayı
Kollarına sıkıştırdığın çiçekler kadarsa ömrün, Kim bilir neler anlatırdı dalları, yaprakları
Ben konuşurken dinlemeyenler! Artık susmak istiyorum. Kazandıklarıma rağmen ve kaybettiklerimden itibaren
Sokağa açılan tüm kapıları kapatın. Hatta güneşe açılan pencereleri de
Yaşamak, bir tiyatro oyunu olsa gerek. En arka sıraya oturmuşum hem de isyan ederek
sisli soğuk bir günün sabahına, yıpranmış insanların olduğu bir dünyada uyandım bugün
Bir ömre çok hayat sığdıramam ki Bari heba olmasın aldığım nefes
Bilmez adın ağzımda en tatlı baldır, Çiçekten çiçeğe konmuş bir arı
Biliyorum, bilmezsin sevgiyi. Geminin kamaraları her daim boş
Ciğerlerim can kesiği Havsalamda dört duvar
Eğer yaşamak denirse buna, yaşıyorum! Yüz yıllık bir çınar gibi yıkık ve dökük
Toprak beni kabul etmez, Yıldızlardan söz etmiyorum bile