Ara

⌘+K ile aç

Anasayfa
→ Tüm Sayılar
2025
36. Sayı 35. Sayı 34. Sayı 33. Sayı 32. Sayı
2024
31. Sayı 30. Sayı 29. Sayı 28. Sayı 27. Sayı 26. Sayı
2023
25. Sayı 23. Sayı 22. Sayı 21. Sayı
2022
24. Sayı 20. Sayı 19. Sayı
RAF Online Sanat Köşesi Yazarlarımız İletişim
Şiirhane

Fujer

Ferit Değer · 13. Sayı · 2 dk okuma · 4
Boynuma dolanan çılgın, itinalı yaygara. Şimdilik, göz kapaklarıma oturan Tanrı’yla savaş içerisindeyiz

Boynuma dolanan çılgın, itinalı yaygara.
Şimdilik, göz kapaklarıma oturan Tanrı’yla savaş içerisindeyiz.
Peygamber gecelerim, elimi bıraktı.
Çöl ağzı oldum, yağmur kusuverdim.
Yüzüme çocuk doğrulttum, yüzüme çocuk gömdüm.
Avuçlarımda biriken mika parçaları köpürür.
Şaşkın örümcek ağlarına takılan şehrin gözlerinde biriken neme, bastırılan korku.
Uzayıp giden yolların üzerindeki çürümüş bir yaşam kokusu.
Yalnızlığın alnından düşen fısıltılı kalabalık zelzelesi.
Kadavra ağzından çok içtim, kendimden arta kalanları.
Daha iyi anla, daha iyi tut şurada sırıtan muammayı.
Kalbim eğilebilir şu an kedi pençelerine, endişe tersinde çapa doluyken.
Geç kalınmış şiirleri buruşturarak diriltemedi coşkulu sözcükler.
Korktum, korkumu yem edemedim uzaklığa.
Ellerine asılmış, küpeşte yüksekliğinden düşen uykusuz ağlamalarından beslendim.
Avucumu okşadım, damla damla birikiyordu yok oluş mağaraları.
Güneşin küstahlığından olsa gerek, çoraklanmış durgunluklarım.
Kirli toz kavminin kırdığı çocuk sokakları, yontmaktaydı kurşunları.
Çıtkırılan ateşle oynamak, akut bir çırpınış biçimiydi; görüyordum.
Kemikleşen yorgunluğun üzerine damıtılmış darp harplerinden istifade, öfke yumrukları.
Hecelenmiş gecenin koynunda, doğurgan sancıları emdiren baştankaranın avurtlarında kan yağı!

Paylaş