Pedro Almodóvar’ın ustalık dönemine giriş filmi diyebileceğimiz Annem Hakkında Her Şey, yönetmenin renkli, cesur ve duygusal anlatımını olgun bir bakışla birleştirdiği en özel filmlerden biri. Cannes Film Festivali’nde büyük yankı uyandıran bu yapım, yalnızca bir annenin yas hikâyesi değil; aynı zamanda kadınlık, kimlik, bağlılık ve dayanışma üzerine derinleşen bir yapıt.
Film, 17 yaşındaki oğlu Esteban’ı bir kazada kaybeden Manuela’nın, oğlunun hiç tanımadığı babasını bulmak için Barcelona’ya yaptığı yolculukla başlıyor. Bu yolculuk sırasında Manuela’nın yolu, geçmişinden tanıdığı bir travesti olan Agrado, hamile bir rahibe olan Rosa (Penélope Cruz) ve bir tiyatro yıldızı olan Huma Rojo (Marisa Paredes) ile kesişiyor. Her biri kendi içinde kırık, ama bir o kadar da güçlü kadınlar... Ve hepsi, bir şekilde “anne”liğin farklı bir versiyonunu temsil ediyor.
Almodóvar’ın melodrama olan sevgisi burada en incelikli halini alıyor. Abartıdan uzak, ama duygusal yoğunluğu yüksek sahnelerle bezeli film, izleyicisini karakterlerin iç dünyalarına yaklaştırıyor. Yönetmenin alışıldık canlı renk paleti ve teatral dokunuşları yine mevcut, ama bu kez göze sokulmadan, hikâyeye hizmet eden bir zarafetle kullanılmış.
Cecilia Roth’un başroldeki performansı, göz dolduruyor. Sessiz ama güçlü bir annenin derin acısını, ve o acının altındaki sonsuz şefkatini çok canlı resmediyor. Penélope Cruz ise genç, kırılgan ama umut dolu Rosa rolünde yine büyüleyici.
Annem Hakkında Her Şey, Almodóvar’ın karakterlerini birer karikatür olarak değil, derinlikli insanlar olarak ele aldığı bir dönemin başlangıcı. Kadın hikâyelerine meraklı olanlar, dramatik yapımlarda insan ilişkilerinin en saf halini görmek isteyenler ve iyi sinemaya özlem duyan herkes için kaçırılmayacak bir başyapıt.
