Yol
Ufukta bir liman yok. Savrulacak ruhun elbet bu sebepten, yabancısı olduğun kaldırımlar üstünde
Ara
⌘+K ile aç
Ufukta bir liman yok. Savrulacak ruhun elbet bu sebepten, yabancısı olduğun kaldırımlar üstünde
Donmuş dalına ağaçların, konacak kuşların kalmadığı günlerdi. Zaman, yıllar öncesinden sonraya ayarlanmıştı.
Anlayamadığım, yorumlayamadığım, içinde sen ve şehrimin olduğu, izahı olmayan bir kabus bu
Örülmüş her ağın sonunda Kayıp harflerle adını yazdıran silik duvar durur karşımda
Bir saati aşkın süredir yoldaydı ama karnındaki sesler sanki saatlerdir aynı asfaltta gidiyormuş gibi hissettiriyordu. Açlık olduğ…
Pazar sabahının sessizliğinde sokakların arasından minibüs durağına doğru ilerliyordum. Elimdeki poşetin içinde renkli kartonlar v…
Günün ilk ışıkları, kollarını bir sevgili gibi dolamıştı Cihangir’in yokuşlu sokaklarına. Güneş, kirli benizli bir sonbaharı yırta…
Beni hiç uğurlamaya gelmediler. Gidip geldiğim onca şehir, yarıda kalan günler ve geçip gitmesini istemediğim anlar
Yağmur çiseliyordu. Sargısız yolculuklar evreni... Penceresinden gördüğü ve baktığı maviliğin evrimsel teorisi aklında bir soru iş…
“Bazen canım düşünmeden bir yolculuğa çıkmak istiyor.Hani tek ihtiyacım olan şey buymuş derler ya, tam olarak öyle hissediyorum.” …
Hissediyorum. Gitmeye hazır bedenimi mi yoksa haddinden fazla kalmanın mahcubiyetini yaşayan ruhumu mu, bilmiyorum. Ama hissediyor…