Büyüdükçe Göze Çarpan Hayat
Kalk ey içine uyku girmeyen yalnızlığım, tüket nesi varsa çakıl taşı dolu yollarımın, dünya kadar yüz var dünyada bayım
Ara
⌘+K ile aç
Kalk ey içine uyku girmeyen yalnızlığım, tüket nesi varsa çakıl taşı dolu yollarımın, dünya kadar yüz var dünyada bayım
Göğün mavisinden ilham almış bir deniz, yakamozları boğuyor engin karanlığında. Yasını tutuyor ardından, kendini kayalıklara vura …
Bilemiyorum kaç nefes ensemde, bilemiyorum kaç yaşam var ense kıllarımda, daha nasıl belirgin olabilirim
Gün düşene dek bungun her yer. Sonra gem vurulamaz bir rüzgâr, salkım söğüdün dallarıyla cilveleşir durur
Ansızın delirmek geceyi devşiren güne, göz kapaklarımdan taşırarak hayatı, ıpıssız büyüyen gül olmayı isteyerek, baharlarda yeşere…
Saçlarımı savurmak istiyorum, delicesine her rüzgârda, hangi giden geri gelmiş, yalan, koğuştayım haber gele, yârdan
Sanki yüz yıl yaşadım. Oysa yarısına bile varmadım. Fakat düşününce geçmişi; hatıralar ne kadar eski, ne kadar uzak çocukluğum, di…
Bir kâğıt kalem alarak koyulmalı işe, kenara bırakmalı geçmişi, bugünden başlamalı, kaybettiğim beni aramalı
Benim dünyam zamansız ömürler içinde kayıp, ölümüm bir saniye daha bekler mi kalemimi? Tanrım bir sabah daha hediye eder misin
Utanç bilemedim, utanmanın eski hâli, eski insanda ve yaprak, bilinmiyor bir nedenden
Simsiyah olmuş ruhum karşılaşınca senin gün ışığını andıran ruhunla, önce gözlerim kamaştı