Bilmem
Bir olta attım zamanın içine, neler takılır bilmem. Küçükken oynadığımız yedi kuleler gibi, bazen taşı nereye koyacağımı bilmem
Ara
⌘+K ile aç
Bir olta attım zamanın içine, neler takılır bilmem. Küçükken oynadığımız yedi kuleler gibi, bazen taşı nereye koyacağımı bilmem
Avuçlarımda tütünle kıvrılan ateş böceği, saklıyor etrafından ışığı, gölgesini, endişesini
Susmuş bir silüetin izi, aynada yüzüme yapışmış. Dudakları yukarıya kıvrık, gözlerinde bana yabancı
Frederica 12 mil sonra sendeyiz. Nerden gelip nereye gittiğimiz belirsiz. Ilık bir gece yarısı, tepede kuzey yıldızı
Her şey inanç içindir ve her şey kurmacanın doladığı bu ipte, asılı kalmaya mahkum bırakılmıştır
Ufukta bir liman yok. Savrulacak ruhun elbet bu sebepten, yabancısı olduğun kaldırımlar üstünde
Donmuş dalına ağaçların, konacak kuşların kalmadığı günlerdi. Zaman, yıllar öncesinden sonraya ayarlanmıştı.
Anlayamadığım, yorumlayamadığım, içinde sen ve şehrimin olduğu, izahı olmayan bir kabus bu
Örülmüş her ağın sonunda Kayıp harflerle adını yazdıran silik duvar durur karşımda