Kelimelerle Seyahat
Ne zaman neredeydi şimdi hatırlamıyorum, bir yazara ait olduğu söylenen bir söz okumuştum: “İnsan sevdiği keli…
Ara
⌘+K ile aç

Ne zaman neredeydi şimdi hatırlamıyorum, bir yazara ait olduğu söylenen bir söz okumuştum: “İnsan sevdiği keli…
Bugün gençliğimizi konuşmak istiyorum sizinle. Biliyorum ki siz de okuduğunuzda benimle konuşuyormuş gibi ceva…
Leylim nehâra döndü, sen bana dönmedin. Yazım kışa döndü, gülüm dikene; canım cehenneme döndü, sen gelmedin. B…
Kendinden yaşça küçük birine âşık olduğu için toplum ve değerler tarafından duyguları ve ruhu incitilen bir ka…
Zaman mıydı bizi biz eden, bizi bizden eden? Bu aralar herkes keyifsiz. Herkesin başını alıp gidesi var. Allah…
Dışarı çıkıp ağaçlara sarıldığın günler olacak, dünyayı çok sevdiğinden değil, dünyanın seni sevmesini istediğ…
Boştu, bomboştu. Zihninin olağanca doluluğuna rağmen ruhu bomboştu. Sahi zihin neydi, ruh neydi? Bilmiyordu. T…
94. Oscar Ödülleri’nin adaylıkları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Bu yıl da, bazı adaylıklar mutlu ederken; ad…
Hızımıza hız kattığımız, her geçen gün ile yetişmemiz gereken sayısız işimizin çıktığı bir çağdayız. Durmanın …
Yıllar sonra bana Orta Doğu’yu hissettiren ama Avrupa’nın moda başkenti Milano
Kaşık Hanım o sabah postacıyla konuşmamaya kararlıydı. Kafasını kaldırır kaldırmaz güneş ışınları yaydan çıkan…
Yumuşak, tüylü, bir çarşaf gibi pürüzsüz sırtı. Gün karanlık başlıyor, kara kapkara! Soğuk. Aldırmadan, kapıda…
Podcast’te diğer mecralardan farklı olarak yalnızca sesinizle ve fikirlerinizle insanları tutmaya çalışıyorsun…
İkindi vakti yağmurlu bir günde, içine deniz sızmış şehirlerden birinde, değerini sadece şairlerin bildiği bir…
Ölüme koşuyoruz adeta, bir avuç sırtlana yemek taşırken ölüme koşuyoruz
Kuşların kanat çırpışı hep çocukluğumu hatırlatır bana. Çocuk olmak bir mavi denizin üzerinden ansız süzülüp g…
Tekerlekli sandalye ve yaşlı kadın, bir ömrün habercisi baston, kıvrılarak hastane koridorundan, ölümü nefesim…
Eksiğim var, kapanmayan yaram, yarıda kalmış hevesim. Böyle yarım, böyle natamam, bir tuhaf halim var sen sorm…
Duyunuz efendim, yerinden fırlarcasına çarparken şu kalbim, göğüs kafesimde dövüş tutsa aklımla ve büklüm bükl…
Şehirleri seçiyor taşıtlar, şehirlere taşıyor gürültüsü, kalabalıklardan kaçarken kendisi, kalabalıklara karış…
Bir yaşamak ki aheste adımlarıyla bir ölümün uçuruma yürümesi gibi... Telaşsız ve sakin bir sadelikte zamansız…
Düş yüreğime yağmur, nasıl düşüyorsan düş, özgürsün. Damla damla şerbetin hatırama dökülsün, yıldızlardan habe…
Ya üstünde bu yerin ya altındadır yerin ya ateşler içinde ya deniz kadar serin