Süs’pansiyon
Üç ayaklı bir sehpa kadar tedirginim dünya kurdelelerini boşaltıyor sen saçlarını topluyorsun. en son yaptığın el işi, ve oya heps…
Ara
⌘+K ile aç
Üç ayaklı bir sehpa kadar tedirginim dünya kurdelelerini boşaltıyor sen saçlarını topluyorsun. en son yaptığın el işi, ve oya heps…
Tutunamayanlar’ı okumayı, onu okumaya kendimi hazır hissetmediğim ve okuyabilecek olgunluğa gelmediğimi düşündüğüm için ertelemişt…
Şimdi değilse ne zaman? Yağmurun yağışı, Bebenin doğuşu ne zaman? Bir bulut küsmüş düşünebiliyor musun? Bırakmış yağmuru arkasında
Sonbaharın son demlerinde bir gün, toprak kokusu geliyor penceremden. Hafiften perdeyi aralıyorum, siyim siyim yağmur; başımı cama…
Yavaş yavaş başlıyor yine yaprak dökümü, ağaçlar bir bir atıyor üzerinden umutları, doğa bir anlam vermeye çalışıyor hayata, hüzün…
Gülümsüyor ayrılık bir ay gibi. Kaderim suskun, yüreğim suskun. Gökyüzüne uzanan dağlardan kar yağıyor bahtımın üstüne
Anılar mı bizi bu derece hüzünlendirir yoksa onları bir daha yaşayamayacak olma korkusu mu? Kendimi bu soruya bir cevap aramaya ça…
The Lighthouse’u yeni izleme fırsatı buldum lâkin içinde bulduklarım benim için altında gizemden bir çukur olan örtü gibiydi. Yoğu…
Kalabalığa karışmaktan korkmayalı uzun zaman olmuştu. Şehrin ışıklarına doğru yola çıktım. Kokusunu derince içime çekebileceğim bi…
Dolmuş tıka basa dolmuştu. İğne atsan yere düşmezdi. Gökteki yıldızlar kadar çoktu yolcular, sudaki balıklar... Herkes maskeliydi.…
Maziden atiye zaman akıyor, kuzda pusmuş bir ölüm, çığlıktan az geride çaresiz bir ayrılık bırakırken deride, nafile ki bu fani ac…
Aslında mecalim yok... Üzerine düşülecek bir fikrim, yazılacak birkaç satırım, danışılacak bir aklım, yöneleceğim bir yolum